ANA SAYFAYA GiTMEK iÇiN TiKLa..





 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 TURAN EMEKSİZ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
cemdurna62



Mesaj Sayısı : 39
Kayıt tarihi : 05/07/08

MesajKonu: TURAN EMEKSİZ   Paz Tem. 06, 2008 4:44 am

Adım Turan Emeksiz.Siz beni tanıyorsunuz.
Siz üniversiteliler, beni en azından ad olarak tanıyorsunuz.Bunu biliyorum.Çünkü her gün binlerceniz yemekhaneye girerken benim adımı yadediyorsunuz.Hani şu uzun kuyruklarda beklediğiniz ve beklerken cümle dertlerinizi duvarlarına döktüğünüz öğrenci lokantası.İşte o, benim adımla anılıyor.İstanbul Üniversitesi Turan Emeksiz Lokantası.
Adım Turan Emeksiz.Yaşım şairin dediğine göre on dokuz.Ne yaşlı bir devlet adamı; ne de büyük zaferler kazanmış bir komutanım.Yanlızca bir üniversite öğrencisiyim.Ve topu topu 19 yaşındayım.Buna karşılık adımı bir yemekhaneye, bir vapura verdiler ve de biri Cağaloğlu’daki bir binanın önüne, diğeri fakülteme İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne olmak üzere küçük iki büstümü diktiler.Öldürüldüğüm yerde(artık yerinde olmayan) bir anıt yapıldı.Adı:Hürriyet Anıtı.Öldürüldüğüm meydana(şimdilerde Beyazıt Meydanı olsada) Hürriyet Meydanı adı verildi.Ülkemizde pek alışılmadık bir durum değil mi?Bir yerlerde 19 yaşındaki bir gencin adının verilmesi ve bir yerlere(pek ortalık yer olmasa da) bir gencin büstünün dikilmesi.Ben bu onura layık olmak için ne yaptım?
Pek bir şey,daha doğrusu olağanüstü bir şey yapmadım aslında.Yaşıtlarım, arkadaşlarım ne yapıyorsaben de onu yaptım.Bundan 46 yıl önce, bir Nisan günü, üniversite öğrencileri demokrasi ve bağımsızlık için yürüyüşe geçtiğinde ben de o binlerce öğrencinin arasındaydım.19 yaşımı sürüyordum.Ve 19 yaşın ateşiyle haykırıp türküler marşlar söylüyordum.Biraz sonra bir kör kurşunun(kör talih derler ya) gelip beni bulacağını ve beni arkadaşlarımdan ayırıp 19 yaşa mıhlayacağını ise bilmiyordum.Gençlerin üzerinde atlı polisler ve tank paletleriyle yürünen o günden önce isimsiz bir gençtim.Sizlerden biriydim.Şimdi de sizlerden biriyim.Ama sizden bir farkım var.Ben o günden beri ben hiç yaşlanmıyorum, çünkü beni ÖLDÜRDÜLER!…
Dedim ya beni öldürdüler.19 yaşa mıhlayıp, ebedi gençliğe ve hiç yaşlanmamaya mahkum ettiler.İşte o gün bu gündür buralarda dolanıp dururum.Buralarda Hürriyet Meydanı dedikleri bu koca meydanda.Bu koca meydanın ortasındaki bu kocaman duvarlı yapılarda.Bu öğrenci kaynayan asırlı bahçede.Ders çalışılan ağaç altlarında.Yemakhaneye giden o yolda.Girişteki o heykelin önünde ve o uzun, serin ve nemli koridorlarda.Amfilerde, kürsülerde dolaşıyorum ve daha da dolaşacağım.Çünkü beni ÖLDÜRDÜLER!…
Beni öldürdükleri zamanaylardan Nisan’dı.Yıllardan 1960.Ve çok çok uzaklarda kalbini bir kırmızı elma gibi insanlığa sunmak isteyen bir şair vardı.Genç yaşta ölümüme en çok omu yanmıştı, bilmiyorum.Ama ardımdan en güzel ağıdı o yakmıştı.Yurdunu, insanları ve gençleri çok seven o şair kalkıp benim için şiir yazdı.Ölümsüz dizeleriyle beni ölümsüzlüğe biraz da o şair, o şiiriyle mahkum etti.

Bir ölü yatıyor
On dokuz yaşında bir delikanlı
Gündüzleri güneşte
Geceleri yıldızların altında
İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda.

Bir ölü yatıyor
Ders kitabı elinde,
Bir elinde başlamadan biten rüyası,
Bin dokuz yüz altmış Nisanında
İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda.
Bir ölü yatıyor Vurdular
Kurşun yarası
Kızıl karanfil gibi açmış alnında
İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda.

Bir ölü yatacak
Toprağa şıp şıp damlayacak kanı
…şıp şıp damlayacak kanı
…şıp şıp damlayacak kanı…

Ah evet!Kan!Kırk altı yıldır toprağa şıp şıp damlıyor şu kan.İşte şu köşeye, bu satırlara da damladı.Bir türlü baş edemedim.Durdurup dindiremedim bu kanı.Önce şıp şıp damladı.Sonra oluk oluk aktı.Önce teker teker, sonra birer ilşer.Sonra topluca öldüm.46 yılda belki beş bin kere öldüm.Evet beş bin kere yeniden öldürdüler beni.77′lerde, 78′lerde, 79′larda, 16 Mart’larda….(16 Mart’ı bileceksiniz.Aynı zmanda sekiz kere ölmüştüm ve o gün bir şey daha olmuş, bir genç kızın ince kanı da karışmıştı, benim şıp şıp damlayan kanımın yanında toprağa.)Ah evet!Şu kan!Genç kanı.Nasıl sa deli eder, tutar insanı.Ve ne çok aktı genç kanı.Kanım, kanımız…Önce şıp şıp…Sonra oluk oluk…
Adım Turan Emeksiz.İlk kez bundan kırk beş yıl önce ölmüştüm.Sonra beş bin kere yeniden öldüm.Ve ilk kez öldüğümde, adımı bir yerlere verip, büstümü bir yerlere dikmişlerdi.Sonraki ölümlerde onu bile yapmadılar.”Kim vurduya gitti” dediler.”Yazık oluyor bu gençlere” dediler.”Bütün kabahat gençlerde” dediler…Ve bizi öldürdüler.Ve bizim ölülerimizin üstüne basıp GELDİLER.
Adım Turan Emeksiz.Yaşım ise 19.Yüzümün, size benzeyip benzemediğini merak ediyorsanız eğer, gidin Cağaloğlu Yokuşu’nun başındaki o binanın önündeki heykele bakın.İnce bıyıklarımı(dönemin modaso öyleydi) kara mermere oyduklarını, altına bir plaket koyduklarını göreceksiniz: T.EMEKSİZ.Doğum yılı…Evet biliyorum.Yanına yaklaşılmadan pek okunacak gibi değil.Evet, biliyorum, bir kaç harf de düşmüş.Dile kolay, 46 yıl bu.Ne yağmurlar, ne fırtınalar atlattım.Ve ben o fırtınalarda beş bin kere daha öldüm.
Belki geçmişsinizdir önümden.
Belki dikatinizi bile çekmedim.
Belki her gün gelip benim önümde oturan ve boynunda “akıl hastanesinden yeni çıktım;bana yardım edin” yazılı yaftayı asıp bekleyen o aklı yaralı genç daha çok ilginizi çekti.Haklısınız yaşayanların daha çok ilgiye ihtiyacı var.Hiç alınmadım.
İşte böyle…İlk kez bundan 46 yıl önce öldüm.Ve o zamanlar, gençlerin ölümü önemliydi, alışılmadıktı, şaşırtıcıydı.O zamanlar gençlerin ardından tüm ülke yas tutar,hesap sorar,adımızı bir yerlere verip, bir yerlere heykelimizi bile dikerlerdi…Adım Turan EMEKSİZ.19 yaşındayım.Hep buralarda ve bu yaşta olacağım.Ve size sesleneceğim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
TURAN EMEKSİZ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Tarihde İz Bırakanlar :: Mektuplari-
Buraya geçin: